Nisan 11 2015

Güç Sahibi Olmanın 48 Yasası !

JediRobert Greene ve Joost Elffers’in kaleme aldıkları “The 48 Laws of Power” kitabına PMI’ın e-book’ları arasında rastladım. Kitap, Machiavelli’nin Prens kitabında olduğu gibi yöneticilere güce sahip olmanın ve gücü korumanın yollarını anlatıyor. Kitap’da yer alan 48 kanun’un çoğunun PMI’ın etik kuralları ve iş yürütme ilkeleri ile çeliştiği hemen gözünüze çarpacaktır. PMI’ın sitesinde kitabın önerildiğini gördüğümde ilk aklıma gelen soru “Peki, ya etik kurallar?” oldu. Kitap, güç sahipleri ile iletişim ve zorlu paydaşları yönetmek isteyen proje yöneticileri için bu bakış açısı ile okunduğunda faydalı olabilir. Ancak Frodo’nun yüzükle ya da Anakin Skywalker’ın güçle olan ilişkisini de unutmadan! Karanlık Taraf’ın cazibesine kapılmadan. Daha acımasız ve açgözlü toplumlar olma yolunda bu tarz kitapların da ciddi payı olduğunu düşünüyorum. Karşı çıkış gerekçemi http://ethicsalarms.com/2011/10/12/the-48-laws-of-power-robert-greenes-recipe-for-power-greed-and-misery/ adresinde bulabilirsiniz.

Değer yargılarımız, aile ve çevreden edindiğimiz iyi davranışlar, etik kurallara ters düşen maddeleri okudukça gücü elinde tutanlar ve belki de projelerinizde zorluk çıkaran kişilerin davranışları ile ilgili de fikir sahibi olabilirsiniz. Yine de “Seçenekleri Kontrol Edin” ve “Cesaretle Eyleme Geçin gibi ” bazı “daha masum” maddelerin proje yöneticisinin ihtiyaç duyduğu güce sahip olmak için uygulanabilir olduğu ve işe yarar olduğu da bir gerçek. Özellikle projede kontrolü kaybettiğinizi düşündüğünüz anlarda iletişimin ve insan ilişkilerinin nasıl kompleks parametrelere bağlı olduğunu hatırlamakta fayda var. Ama dur şu maddelerin hepsini uygulayayım, lider olayım, gücü elimde tutayım gibi bir hedefiniz varsa Proje Yöneticiliği konusunda kariyer yapma kararınızı bir kez daha gözden geçirmenizi öneriririm.

Aşağıdaki iki paragraf kitaptan alıntıdır. Kişisel olarak uygulamaya uygun bulduğum ya da onayladığım anlamına gelmiyor. Ancak Proje yönetirken karşılaşılan bazı ekstrem ya da istenmeyen durumlara düşerseniz hatırlamanızı öneririm.

Alıntı 1 : “Kendi seçiminiz olmayan bir savaşa girerseniz bütün inisiyatifi kaybedersiniz. Savaşan tarafların çıkarları sizin çıkarlarınız haline gelir, onların aracı durumuna düşersiniz. Kendinizi kontrol etmeyi, taraf tutmak ve kavgaya karışmak yolundaki doğal eğiliminizi sınırlamayı öğrenin. Savaşanların her birine karşı dostça ve çekici davranın, sonra geri çekilip çarpışmalarını izleyin. Onlar her çarpışmayla daha da zayıflarken, siz kaçındığınız her çarpışmayla güçlenirsiniz…”


Alıntı 2 :
“Güç büyük ölçüde görünüşe dayandığı için imajınızı güçlendirecek hileleri öğrenmelisiniz. Bir kişi ya da gruba bağlanmayı reddetmek bunlardan biridir. Kendinizi geri çektiğinizde öfke değil bir tür saygı uyandırırsınız. Birden bire güçlü görünürsünüz. Çünkü çoğu insanın yaptığı gibi bir gruba ya da ilişkiye kapılmaz, aksine kendinizi ele geçirilmez kılmış olursunuz. Bu güç havası zamanla daha da artar. Bağımsızlık konusunda şöhretiniz arttıkça daha fazla insan sizi arzulamaya başlayacaktır. Sizin bağlanmanızı sağlayacak kişi olmayı isteyecektir.”

Güç Sahibi Olmanın 48 Yasası:

1- Efendinizi asla gölgede bırakmayın.
2- Arkadaşlarınıza asla fazla güvenmeyin, düşmanlarınızı kullanmayı öğrenin.
3- Niyetinizi gizleyin.
4- Her zaman gerekenden daha azını söyleyin.
5- Öyle çok şey şöhrete dayanır ki… Onu canınız pahasına koruyun.
6- Ne pahasına olursa olsun dikkat çekin.
7- İşi başkalarına yaptırın, ama övgüleri hep siz toplayın.
8- İnsanların size gelmelerini sağlayın, gerekirse yem kullanın.
9- Eylemlerinizle kazanın, asla tartışmayla değil.
10- Bulaşıcı hastalık: Mutsuz ve şanssız olanlardan kaçın.
11- İnsanları kendinize bağımlı kılmayı öğrenin.
12- Kurbanınızı savunmasız bırakmak için seçici dürüstlük ve cömertliği kullanın.
13- Yardım istediğinizde insanların çıkarlarına hitap edin, merhamet ya da minnettarlıklarına değil.
14- Bir dost gibi görünün, casus gibi çalışın.
15- Düşmanınızı tamamen ezin.
16- Saygı ve şerefinizi arttırmak için yokluğu kullanın.
17- Önceden kestirilmezlik havası yaratarak çevrenize korku salın.
18- Korunmak için kaleler yapmayın, kendinizi toplumdan ayırmak tehlikelidir.
19- Kiminle dans ettiğinizi iyi bilin, asla yanlış kişinin ayağına basmayın.
20- Kimseye bağlanmayın.
21- Enayi avlamak için enayi rolü yapın, avınızdan daha aptal görünün.
22- Teslim olma taktiğini kullanın, zayıflığı güce dönüştürün.
23- Güçlerinizi yoğunlaştırın.
24- Mükemmel saray mensubunu oynayın.
25- Kendinizi yeniden yaratın.
26- Ellerinizi kirletmeyin.
27- Kendinize takipçiler yaratmak için insanların inanma ihtiyacını kullanın.
28- Cesaretle eyleme geçin.
29- Her şeyi sonuna kadar planlayın.
30- Başarılarınızı fazla çaba harcamamış gibi gösterin.
31- Seçenekleri kontrol edin.
32- İnsanların fantezileriyle oynayın.
33- Herkesin zayıf noktasını keşfedin.
34- Kral muamelesi görmek için krallar gibi davranın.
35- Zamanlama sanatında uzmanlaşın.
36- Sahip olamadıklarınızı küçümseyin: Onlara aldırmamak en iyi intikamdır.
37- İlgi uyandıran görünümler yaratın.
38- İstediğiniz gibi düşünün, ama başkaları gibi davranın.
39- Balık yakalamak için suları karıştırın.
40- Bedava yemeğe değer vermeyin.
41- Büyük adamın ayakkabılarını giymekten kaçının.
42- Çobanı vurun, koyunları dağılacaktır.
43- Diğerlerinin kalpleri ve zihinleri üzerinde çalışın.
44- Ayna etkisiyle ellerini kollarını bağlayıp çileden çıkarın.
45- Değişimin gerekli olduğunu öğütleyin ama ani ve büyük değişimlerden kaçının.
46- Asla çok mükemmel görünmeyin.
47- Amaçladığınız hedefi aşmayın; zafere ulaştığınızda ne zaman duracağınızı bilin.
48- Şekilsizliğe bürünün…

Bir proje yöneticisi için yol gösterici her zaman PMI Etik Kuralları ve İş Yürütme İlkeleri olmalıdır diyelim ve Yoda’nın sözlerini hatırlayarak bitirelim.

Yoda ne demişti : “Remember, a Jedi’s strength flows from the Force. But beware. Anger, fear, aggression. The dark side are they. Once you start down the dark path, forever will it dominate your destiny. Luke… Luke… do not… do not underestimate the powers of the Emperor or suffer your father’s fate you will. Luke, when gone am I… the last of the Jedi will you be. Luke, the Force runs strong in your family. Pass on what you have learned, Luke. There is… another… Sky… walker.”

Share
Haziran 18 2012

Tembel Proje Yöneticisi

lazypmPareto ilkesi (80-20 kuralı, önemli azın yasası ve etken seyrekliliği ilkesi olarak da bilinir) der ki, çoğu olay için, etkilerin kabaca % 80’i etkenlerin % 20’sinden kaynaklanır. Peki daha az çalışarak, daha iyi sonuçlar elde etmek mümkün müdür. İşe, yandaki cümledeki “az çalışarak” ifadesini “etkenlerin % 20’sine yoğunlaşarak” olarak değiştirerek başlayabiliriz. Elbette burada Proje Yöneticisi’nin yatıp, ekibin çalışmasından değil üretken bir tembellikden bahsediyoruz. Kulağa hoş geliyor değil mi, o halde devam edelim 🙂

Peter Taylor’ın kitabı, “The Lazy Project Manager: How to be twice as productive and still leave the office early” adından da anlaşılacağı gibi, nasıl olup da iki katı üretken olup ofisten eve erken dönülebileceğini anlatıyor.

Hlade Kuralı’nda (Hlade’s Law) da bir tembellikten söz ediliyor. “If you have a difficult task, give it to a lazy person; they will find an easier way to do it.” Ancak Peter Taylor’ın kitabındaki tembellik bundan biraz daha farklı.

Kitaptaki önemli satırbaşları ve sürekli vurgulanan konular özetle;

  • İlk izlenimlerin önemi
  • Etkili Proje planlama
  • Etkili iletişimin önemi
  • Kontrolsüz değişiklikler ve sürekli genişleyen kapsam (Scope Creep)
  • Sponsor ve müşteri ile iletişim
  • Mutlu ve üretken proje ekibi
  • Kriz durumunda sakin kalabilmek
  • Öğrenilmiş derslerin önemi

Bir proje yöneticisinin, mutlaka tüm bilgi ve becerilere sahip olmak zorunda olmadığı, ancak ekibi için bir kaldıraç rolü üstlendiğinde nasıl fark yaratabildiği kitapta vurgulananlar arasında. Kitap dikkat çekici anekdotlar içeriyor. Görseller yerinde ve etkileyici kullanılmış. Projelerini daha etkili ve verimli yönetmek isteyen Proje Yönetici’lerinin okumasında fayda var. Kitabın Türkçe baskısı yok maalesef ancak orjinal dilinde Amazon.com’dan satın alınabilir.

Yazarın önerilerini aşağıda listelemeye çalıştım,

  • Kendine güvenerek başla, oyunun önünde kal, kontrolü kaybetme, amaca uygun silahları kuşan, önceden tahmin et,
  • Sponsorunu yönet, ne istediğini ve ne beklediği anla, oyunun içinde kalmasını sağla,
  • Yönetilebilir ve iyi bir değişiklik yönetim süreci varsa, kapsam kaymalarından (scope creep) korkma,
  • Açık, dürüst ve etkili bir iletişim yöntemi uygula,
  • Eğlen! Proje ekibini, işi mizah konusu yapması ve işi yaparken eğlenmesi konusunda yüreklendir,
  • Delege et ve önceliklendir,
  • Projeyi kurum içinde çekici hale getir, diğerlerinin proje ekibi içinde olmak istemelerini sağla,
  • Kapın herkese açık olsun, ama projenin iyiliği için zamanını sen belirle,
  • Öğrenilmiş dersleri incele, proje yönetimi bilgi birikimini artır ve paylaş.

Progress isn’t made by early risers. It’s made by lazy men trying to find easier ways to do something.’ Robert Heinlein (1907 – 1988)


Share
Ekim 26 2011

Proje Yönetimi Sunumlarından Notlar

Bu sene bir kaç etkinlikte izlediğim sunumlar sırasında aşağıdaki notları almışım. Paylaşıyorum.

Bu etkinliklerin hedef kitlesinin kim olduğuna karar verilmeli. Her sene temel bilgilerin yer aldığı sıradan sunumları izlemek tecrübeli PY’ler için ceza oluyor. Bu organizasyonlar zaten çok sık yapılmıyor. Hadi bilgi vermeyi bir yana bırakalım, sunumları fırsat bilip kendi reklamını yapan danışmanlık firmaları bile -ki ne kadar etik olduğu tartışılır- bu “fırsatı” iyi değerlendiremiyorlar.

  • Projelerin %50’si, yetersiz proje yönetimi yüzünden başarısız olur ifadesi, proje yönetimi konusunda olgunluk seviyesinin yüksek olmadığı kurumlarda proje başarısız=proje yöneticisi başarısız ilişkisinin kurulmasına sebep olur. “Proje Yönetimi” kavramının araç, süreç, kalifiye kaynak, üst yönetim desteği, satış, kontrat vb. etkenlerden bağımsız düşünülmemesi gerekliliği bu sunumlarda vurgulanması daha doğru olacaktır.
  • Sunumlarda Türkiye’nin gelişimini göstermek adına yer alan yeni konut projeleri resimleri çok klişe ve sık karşılaşır olduğumuz bir olgu. Türkiye gelişiyor, evet nerden anladık bakın bir sürü konut projesi yapılıyor yaklaşımı çok basit ve ilkel. Büyük proje yapmak ile ilgili sorunu yok ülkemizin. Bir projeyi iyi yönetmekle ilgili sorunumuz var.

  • Agile’ın Türkiyedeki sunumlarında dikkate alınması gereken bir risk var. Yalap şalap iş yapan bir çok organizasyon ya da kişi agile’a sığınabiliyor. Dokümantasyon yok, süreç yok, kural yok. Bahanemiz agile.
  • Bir sunumda şahit olduğum, konuşmacının biz şöyle iyi proje yönettik böyle yönettik, müşteriler bir mutlu oldu bilemezsiniz mesajları ardından reklama dönüşüp, katılımcıların sorusu üzerine tüm katılımcıların önünde, sahnede, katılımcının firmasına istenirse danışmanlık verilebileceğinin söylenmesi PMI etik kurallarına ve daha önemlisi etiğe aykırı.
  • Bir sunumda, proje yöneticisinin temel özellikleri arasında geçen “eksiksiz dokümantasyon” ifadesini tehlikeli buldum. Eksiksiz dokümantasyon proje yönetilen ortamda bir çok faktör düzgün çalıştıktan sonra önemi ortaya çıkan bir konu. Özellikle üst yöneticilere yanlış mesajlar veriliyor ve dokümantasyon içinde boğulan proje yöneticileri ortaya çıkıyor.
  • Lütfen sunumlarda Proje Yönetimi Sanat’tır klişesi artık kullanılmasın. 🙂
Share
Haziran 16 2010

PPM Araçları Uyarlama

PPM aracı uyarlaması zahmetli bir süreç. Bu nedenle bir süre sonra uyarlamanın kendisi bir amaç haline gelebiliyor. Oysa PPM tool’u bir araçtır ve uyarlama süreci bize eksiklerimizi, iyileştirmemiz gereken yönlerimizi iyileştirme fırsatı sunar. Süreci doğru yürütürsek, hedefimizi doğru koyarsak, gereksinimlerimizi doğru adresler ve bunun için gerekli çabayı göstermek için kurum içinde farkındalık yaratır ve benimsetirsek, PPM uyarlama projeleri sonunda yalnızca bir araç’a değil, iyileştirilmiş süreçlere ve önemli kazanımlara ulaşabiliriz. Tüm PPM araçları uyarlama yol haritalarına baktığımızda “keep it simple” önerisi ile karşılaşırız. Basit ile basitlik farklı şeyler. Bunun sık sık yanlış algılandığına şahit oluyoruz. Uyarlama’da bilinçili olarak basit formlar akışlar kullanma hedefini koymuş olabiliriz ancak sonrası için varılacak olgunluk seviyesi planlamalı ve bunun için hedef belirlenmelidir. PPM aracında customization ihtiyacı mutlaka olacaktır. Burada karar verilirken zor-kolay, maliyetli-değil’den çok gereksinim olup olmadığı sorusunun cevabı aranmalıdır.  Do not try to solve everything at the beginning. Doğru. Başlangıçta herşeyi çözemeyiz… Ama planlayabiliriz. Aşamalı olgunlaşma yaklaşımı ve Rolling Wave Planning kavramları PMBOK’tan aşina olduğumuz kavramlar. O halde yukarıdaki ifadeye “but try to plan everything in beginning” eklemekte bir sakınca yok. Proje yönetiminin ve gereksinim analizinin temelinde de bu var… Detayları farklı seviyelerde olmak koşuluyla herşey belirli seviyede planlanabilir.

PPM entegrasyonu boyunca birçok birim, kişi, sistem, kültür, davranış şekilleri etkilenecek…Birçok paydaş olacak… birçok kişiye, birime iş düşecek… görüş ayrılıkları olacak…

Yola çıkarken bunların farkında olmak önemli… Başarılı ve amaca hizmet eden bir uyarlama ancak bütün bunların farkında olarak başarılabilir.

Share
Haziran 15 2010

Proje Yönetim Ofisi Süreçleri

Bir Proje Yönetim Ofisi’ni yapılandırma sürecinde, Proje tipleri ve büyüklüğüne uygun olarak ölçeklenebilen, sadece ne yapılacağını değil, 5N1K sorularının cevaplarını da içeren süreçler oluşturmaya ihtiyacımız var. Kalite Birim’leri bu konuda kurum içinde gerekli yönlendirmeyi ve bilgiyi paylaşacaklardır. Süreç, prosedür, talimat vb. yapıların hangisinin hangi bilgiler için uygun yer olduğu kurum içinde kalite ile birlikte verilmesi gereken kararlar sonucunda belirlenmeli.

Bu yapılanma sürecinde farkındalık önemli. En azından Blog’da terminoloji bölümündeki kavramlar konusunda görüş ayrılıkları olmamalı ve farkındalık sağlanmalı. Süreçler, çalışanlar, kurum kültürü, PPM araçları, ortak çalışma araçları, portal’lar, dosya sunucuları bunların tümü bir arada uyum içinde çalışmalı. Projeleri etkili şekilde yönetebilmek için tüm bu faktörlerin birlikte ve uyumlu çalışması önem taşıyor.

Unutulmaması gereken önemli bir nokta. Yaşadığınız ülke, çalıştığınız insanlar, kurum kültürü, kurumsal varlıklarınız, farklılıklarınız. Hiçbir kitap, yaklaşım, metodoloji size mucize yaratamaz. Üst yönetim desteği, çalışan direncini yönetmek, farkındalık, stratejik yaklaşımlar esas olan ve bu süreçte asıl belirleyici olacak faktörler.

Aşağıdaki linklerde konuya ilişkin makalelere erişebilirsiniz. gantthead.com Bilgi Teknolojileri Proje Yöneticileri için önemli bir kaynak. Üye olmanızı öneririm. Üyelikten sonra yazıların tamamını okuyabilirsiniz.

http://www.gantthead.com/blog/PMO-Setup-T3—Tips-Tools-and-Techniques/1421/

http://www.gantthead.com/blog/PMO-Setup-T3—Tips-Tools-and-Techniques/1668/

Share
Haziran 9 2010

Büyük Kaçış’dan Proje Dersleri (Project Lessons from The Great Escape)

Proje yönetim planınız hazır. Mükemmel olduğunu düşünüyorsunuz. Hayatınız üzerine bahse girer misiniz? Sonunda ölüm kalım söz konusu olsa yine bu kadar emin olabilir misiniz? İkinci Dünya Savaşı sırasında bir grup savaş esiri tam da bunu yaptılar. Kamp’ta bulunan 220 kişinin hayatı bir projenin başarısına bağlıydı. Kaçılamaz olduğu düşünülen bir kamp’tan kaçmak için gizlice tüneller kazdılar. Mahkumlar tüm bu işi bir proje olarak ele aldılar ve bugünün proje organizasyonlarının tekniklerinin birçoğunu kullandılar.

Bu olayı proje yönetimi açısından ele alan ve PMBOK‘ın 9 Bilgi Alanına göre değerlendiren bir kitaptan bahsediyorum. Kitap hayatlarını ortaya koyan insanların başarıları ve başarısızlıklarından çıkarılabilecek önemli dersler içeriyor.

1963 yılı yapımı The Great Escape filminde de anlatılan bu gerçek olay 20. yüzyılın en önemli kaçış girişimlerinden biri. Stalag Luft III esir kampından kaçış hangi şartlar altında gerçekleşti? Kaçış nasıl planlandı ve yürütüldü? Kaçılamaz olması için tasarlanmış bir kamptan kaçarken hangi engeller ve zorluklarla karşılaşıldı? Bunların üstesinden gelmek için neler yapıldı? Proje süreci nasıl izlendi. Kitap PMBOK yaklaşımıyla bu süreci değerlendiriyor.

http://www.amazon.com/Project-Lessons-Great-Escape-Stalag/dp/1895186803/ref=pd_bxgy_b_img_a

Detaylı sunuma da buradan ulaşabilirsiniz.

http://www.amazon.com/Project-Lessons-Great-Escape-Stalag/dp/1895186803/ref=pd_bxgy_b_img_a
Share
Category: Kitap | LEAVE A COMMENT
Haziran 3 2010

Kontrat Tipleri ve Riskler

Aşağıdaki grafikte kontrat tiplerinin alıcı ve satıcı (PMBOK’ın ifade ettiği şekliyle Buyer – Seller ifadelerinin karşılığı olarak) arasında yapılan kontrat’ın tipine göre hangi taraf açısından daha yüksek risk taşıdığı görülüyor. İlgili kontrat tipleri aşağıda açıklanmıştır. İlgili kontrat tiplerinin detayları için PY kitaplarına ya da Google’a başvurabilirsiniz.

CPPC : Cost Plus Percantege of Cost
CPFF : Cost Plus Fixed Fee
CPAF : Cost Plus Award Fee
CPIF : Cost Plus Incentive Fee
T&M : Time and Material
FPEPA : Fixed Price with Economic Price Adjustment
FPIF : Fixed Price Plus Incentive Fee
FP : Fixed Price

Share
Mart 30 2010

Öğrenilen Dersler (Lessons Learned)

Bir proje sonunda, gerçek anlamda edinilen dersleri adresleyebilen bir “Lessons Learned” dokümanına sahip olabilmek, çoğunlukla ancak iyi yönetien bir sürecin sonunda mümkün olabiliyor. Dikkat, bağlılık, dokümantasyon yeteneği, kurum kültürü ve kaynaklara bu çalışma için gerekli zaman ve fırsatın tanınmış olması, bu konuda öne çıkan faktörler.

Öğrenilmiş dersler, proje yönetim süreçlerini geliştirmek, yönetim karar alma mekanizmalarını geliştirmek , organizasyonel bilgi birikimini geliştirmek, sonraki projeler için işimizi nasıl daha iyi yaparız sorusuna cevap bulmada önemli bilgi birikimi sağlıyor. Bilgiyi toplamak ve kayıt altına almak için bir süreç geliştirmek, bu bilgiyi erişilebilir bir lokasyonda tutmak, bu bilginin sonraki projeler için yol gösterici olacak yapıda düzenlenmesi önem kazanıyor.

Genelde yapılan hata, proje sonunda bu dokümanı oluşturmak. Proje bitiyor ve genelde proje yöneticisi tek başına eline kağıdı kalemi alıp bu dokümanı oluşturmaya çalışıyor. Oysa projenin adımları ve fazlarının sonunda – tecrübe ile bu zaman aralıkları daha iyi belirlenebiliyor -bu bilgiyi toplamak sınıflandırmak hem proje sonunda yapılacak iş yükünü azaltıyor, hem de bilginin eskimesi, kaybolması riskini de azaltıyor.

Örnek bir Lessons Learned dokümanına buradan erişebilirsiniz. Bu dokümanın kesin ve önceden belirlenmiş bir formatı yok, doğru olan kendi ihtiyaçlarınıza göre formatı, detay seviyesini belirlemek. Bu süreçte şu soruyu unutmamak da fayda var. “Neleri daha iyi yapabilirdik? Sonraki projelerde bu hataları yapmamak, ya da işimizi daha iyi yapmak için neleri geliştirebiliriz”. Hazırladığınız doküman bu soruların cevapları hakkında fikir verebiliyorsa büyük oranda doğru hazırlanmış oluyor.
Her projenin sonunda sahip olduğumuz bu bilgi, proje başarılı olsun olmasın belki de en önemli kazanım. Ancak bunun farkında olan kurumlar gelişiyor, maliyetlerini düşürmeyi, süreçlerini iyileştirmeyi başarabiliyor.

Share
Mart 15 2010

Merhaba

Hello World :)Proje yönetimi, PMI bilgi birikimi, PMP sertifikası konularında fikirlerimi, önemli kaynakları makaleleri paylaşmayı amaçlıyorum. PMP olmak isteyen Proje Yöneticileri ya da adaylarını bu süreçte bilgilendirmek, PMI yaklaşımının kavranması ve uygulamaları, iş hayatında örtüşen noktalar, karşılaşılan zorlukları paylaşmak bu blog’un temel işlevi olması dileğim.

PMP kavramlarının türkçe açıklamalarına, PMBOK® ve diğer kaynaklardan bölümlere ilişkin linklere, makalelere, araştırmalara, sayıları yüzleri bulan kişisel bloglardan tercümelere ya da edindiğim bilgilere ulaşılabilimesi, bu bilgileri paylaşmak temel hedefim. Bilgi saklamak, bilgiyi paylaşmamak, başkalarının eksiklikleri üzerinden prim yapmak her dönemin hastalığı. PMP sınavına hazırlanmış ya da PMBOK® okumuş olanlar bilirler Code of Ethics and Professional Conduct bölümünde de bahsedildiği gibi,  paylaştıkça,  PMI yaklaşımından çalıştığımız kurumlardaki diğer çalışanlar da haberdar oldukça değişmez denilenler değişebilir, gelişme sağlanabilir.

Bu motivasyonla ve inançla fırsat bulabildikçe yazmaya çalışacağım. Fikirlerinizle, paylaşımlarınızla katkıda bulunabilirsiniz…

Share