Nisan 11 2017

Güç Sahibi Olmanın 48 Yasası !

JediRobert Greene ve Joost Elffers’in kaleme aldıkları “The 48 Laws of Power” kitabına PMI’ın e-book’ları arasında rastladım. Kitap, Machiavelli’nin Prens kitabında olduğu gibi yöneticilere güce sahip olmanın ve gücü korumanın yollarını anlatıyor. Kitap’da yer alan 48 kanun’un çoğunun PMI’ın etik kuralları ve iş yürütme ilkeleri ile çeliştiği hemen gözünüze çarpacaktır. PMI’ın sitesinde kitabın önerildiğini gördüğümde ilk aklıma gelen soru “Peki, ya etik kurallar?” oldu. Kitap, güç sahipleri ile iletişim ve zorlu paydaşları yönetmek isteyen proje yöneticileri için bu bakış açısı ile okunduğunda faydalı olabilir. Ancak Frodo’nun yüzükle ya da Anakin Skywalker’ın güçle olan ilişkisini de unutmadan! Karanlık Taraf’ın cazibesine kapılmadan. Daha acımasız ve açgözlü toplumlar olma yolunda bu tarz kitapların da ciddi payı olduğunu düşünüyorum. Karşı çıkış gerekçemi http://ethicsalarms.com/2011/10/12/the-48-laws-of-power-robert-greenes-recipe-for-power-greed-and-misery/ adresinde bulabilirsiniz.

Değer yargılarımız, aile ve çevreden edindiğimiz iyi davranışlar, etik kurallara ters düşen maddeleri okudukça gücü elinde tutanlar ve belki de projelerinizde zorluk çıkaran kişilerin davranışları ile ilgili de fikir sahibi olabilirsiniz. Yine de “Seçenekleri Kontrol Edin” ve “Cesaretle Eyleme Geçin gibi ” bazı “daha masum” maddelerin proje yöneticisinin ihtiyaç duyduğu güce sahip olmak için uygulanabilir olduğu ve işe yarar olduğu da bir gerçek. Özellikle projede kontrolü kaybettiğinizi düşündüğünüz anlarda iletişimin ve insan ilişkilerinin nasıl kompleks parametrelere bağlı olduğunu hatırlamakta fayda var. Ama dur şu maddelerin hepsini uygulayayım, lider olayım, gücü elimde tutayım gibi bir hedefiniz varsa Proje Yöneticiliği konusunda kariyer yapma kararınızı bir kez daha gözden geçirmenizi öneriririm.

Aşağıdaki iki paragraf kitaptan alıntıdır. Kişisel olarak uygulamaya uygun bulduğum ya da onayladığım anlamına gelmiyor. Ancak Proje yönetirken karşılaşılan bazı ekstrem ya da istenmeyen durumlara düşerseniz hatırlamanızı öneririm.

Alıntı 1 : “Kendi seçiminiz olmayan bir savaşa girerseniz bütün inisiyatifi kaybedersiniz. Savaşan tarafların çıkarları sizin çıkarlarınız haline gelir, onların aracı durumuna düşersiniz. Kendinizi kontrol etmeyi, taraf tutmak ve kavgaya karışmak yolundaki doğal eğiliminizi sınırlamayı öğrenin. Savaşanların her birine karşı dostça ve çekici davranın, sonra geri çekilip çarpışmalarını izleyin. Onlar her çarpışmayla daha da zayıflarken, siz kaçındığınız her çarpışmayla güçlenirsiniz…”


Alıntı 2 :
“Güç büyük ölçüde görünüşe dayandığı için imajınızı güçlendirecek hileleri öğrenmelisiniz. Bir kişi ya da gruba bağlanmayı reddetmek bunlardan biridir. Kendinizi geri çektiğinizde öfke değil bir tür saygı uyandırırsınız. Birden bire güçlü görünürsünüz. Çünkü çoğu insanın yaptığı gibi bir gruba ya da ilişkiye kapılmaz, aksine kendinizi ele geçirilmez kılmış olursunuz. Bu güç havası zamanla daha da artar. Bağımsızlık konusunda şöhretiniz arttıkça daha fazla insan sizi arzulamaya başlayacaktır. Sizin bağlanmanızı sağlayacak kişi olmayı isteyecektir.”

Güç Sahibi Olmanın 48 Yasası:

1- Efendinizi asla gölgede bırakmayın.
2- Arkadaşlarınıza asla fazla güvenmeyin, düşmanlarınızı kullanmayı öğrenin.
3- Niyetinizi gizleyin.
4- Her zaman gerekenden daha azını söyleyin.
5- Öyle çok şey şöhrete dayanır ki… Onu canınız pahasına koruyun.
6- Ne pahasına olursa olsun dikkat çekin.
7- İşi başkalarına yaptırın, ama övgüleri hep siz toplayın.
8- İnsanların size gelmelerini sağlayın, gerekirse yem kullanın.
9- Eylemlerinizle kazanın, asla tartışmayla değil.
10- Bulaşıcı hastalık: Mutsuz ve şanssız olanlardan kaçın.
11- İnsanları kendinize bağımlı kılmayı öğrenin.
12- Kurbanınızı savunmasız bırakmak için seçici dürüstlük ve cömertliği kullanın.
13- Yardım istediğinizde insanların çıkarlarına hitap edin, merhamet ya da minnettarlıklarına değil.
14- Bir dost gibi görünün, casus gibi çalışın.
15- Düşmanınızı tamamen ezin.
16- Saygı ve şerefinizi arttırmak için yokluğu kullanın.
17- Önceden kestirilmezlik havası yaratarak çevrenize korku salın.
18- Korunmak için kaleler yapmayın, kendinizi toplumdan ayırmak tehlikelidir.
19- Kiminle dans ettiğinizi iyi bilin, asla yanlış kişinin ayağına basmayın.
20- Kimseye bağlanmayın.
21- Enayi avlamak için enayi rolü yapın, avınızdan daha aptal görünün.
22- Teslim olma taktiğini kullanın, zayıflığı güce dönüştürün.
23- Güçlerinizi yoğunlaştırın.
24- Mükemmel saray mensubunu oynayın.
25- Kendinizi yeniden yaratın.
26- Ellerinizi kirletmeyin.
27- Kendinize takipçiler yaratmak için insanların inanma ihtiyacını kullanın.
28- Cesaretle eyleme geçin.
29- Her şeyi sonuna kadar planlayın.
30- Başarılarınızı fazla çaba harcamamış gibi gösterin.
31- Seçenekleri kontrol edin.
32- İnsanların fantezileriyle oynayın.
33- Herkesin zayıf noktasını keşfedin.
34- Kral muamelesi görmek için krallar gibi davranın.
35- Zamanlama sanatında uzmanlaşın.
36- Sahip olamadıklarınızı küçümseyin: Onlara aldırmamak en iyi intikamdır.
37- İlgi uyandıran görünümler yaratın.
38- İstediğiniz gibi düşünün, ama başkaları gibi davranın.
39- Balık yakalamak için suları karıştırın.
40- Bedava yemeğe değer vermeyin.
41- Büyük adamın ayakkabılarını giymekten kaçının.
42- Çobanı vurun, koyunları dağılacaktır.
43- Diğerlerinin kalpleri ve zihinleri üzerinde çalışın.
44- Ayna etkisiyle ellerini kollarını bağlayıp çileden çıkarın.
45- Değişimin gerekli olduğunu öğütleyin ama ani ve büyük değişimlerden kaçının.
46- Asla çok mükemmel görünmeyin.
47- Amaçladığınız hedefi aşmayın; zafere ulaştığınızda ne zaman duracağınızı bilin.
48- Şekilsizliğe bürünün…

Bir proje yöneticisi için yol gösterici her zaman PMI Etik Kuralları ve İş Yürütme İlkeleri olmalıdır diyelim ve Yoda’nın sözlerini hatırlayarak bitirelim.

Yoda ne demişti : “Remember, a Jedi’s strength flows from the Force. But beware. Anger, fear, aggression. The dark side are they. Once you start down the dark path, forever will it dominate your destiny. Luke… Luke… do not… do not underestimate the powers of the Emperor or suffer your father’s fate you will. Luke, when gone am I… the last of the Jedi will you be. Luke, the Force runs strong in your family. Pass on what you have learned, Luke. There is… another… Sky… walker.”

Share
Nisan 10 2017

Aşamalı Olgunlaşma ve Yaklaşan Dalga Planlama

rolling_waveAşamalı Olgunlaşma ve Yaklaşan Dalga Planlama, planlamaya ilişkin kavramlar. Google’da “Progressive Elaboration” ve “Rolling Wave Planning” ifadelerini arayarak konuyla ilgili yüzlerce kaynağa ve kitaba ulaşmak mümkün. Yazının ilerleyen paragraflarında bu kavramlardan bahsedeceğim ancak önce Türkiye’de planlama’ya ilişkin bir kaç cümle etmek istiyorum. Yazının sonrasını da bu bilgi ışığında okumakta fayda var.

Planlı davranış modern batı kültürüne özgü bir davranış. Türklerin planlamaya ilişkin yaklaşımı da malum. Önceden planlama, önlem almanın işleri geciktirme, riskleri öngörmenin felaket tellallığı gibi algılandığı bir toplumda yaşıyoruz. Planlamaktan algıladığımız da çoğunlukla bir hamle sonrasına ilişkin. Planlamıyoruz, riskleri öngörmeye çalışmıyoruz. Sonra başımıza gelenleri de şanssızlık, kader gibi kavramlarla geçiştirip kabulleniyoruz. Bu kısa girişin ardından şimdi konumuza dönelim.

Proje başlangıcında detaylı planlama yapmak çoğu zaman zor olduğu gibi çok da doğru bir yaklaşım değil. Başlarken uzun vadeli ve detaylı bir planlama yapmak için gerekli bilgilere sahip olmuyoruz. Örneğin 1 yıl sürecek bir proje zaman çizelgesinde kurulum ve konfigurasyon summary task’ı altındaki aktiviteler tamamlandıktan sonra, fine tunning ve optimizasyon aktivitelerimiz olacağını biliyoruz ve fine tunning isterlerinin kurulumlar sonrası müşteri ile yapılacak çalışma sonrası belirleneceği bilgisine de sahibiz.  Ama bu aşamada bu summary task altında yer alan aktivitelerin neler olduğunu bilmediğimiz gibi gerekli efor ve sürelerini tahmin etmemiz mümkün değil!

İşte bu durumda proje zaman çizelgesinde varsayımlardan hareketle onlarca aktivite oluşturup herhangi bir bilgiye dayanmayan tahminlerde bulunup kalabalık ve detaylı görünen planlar hazırlamıyor olmak lazım. Bu aşamadan Fine Tunning ve Optimizasyon adında tek bir aktivite oluşturmak daha doğru bir yaklaşım. Bu sayede hem planlama için şu aşamada gereksiz bir efor harcanmamış hem de yanıltıcı bir plan ortaya çıkmamış olur. Ancak burada planlamadan kaçmak ya da öngörülebileni planlamamak arasında ince bir çizgi var. Bu çizgiye de dikkat etmek gerek.

Her projenin doğası gereği başında birçok belirsizlikler vardır. Proje ilerledikçe  – ilerleme, burada proje yaşam döngüsü içinde daha fazla bilgiye sahip oldukça anlamında kullanılmıştır – daha fazla bilgiye sahip oluruz. Daha fazla bilgi daha çok planlayabileceğimiz anlamına gelir.

Aktiviteleri belirlerken ve aktivite sürelerini tahmin ederken, uzak gelecekteki aktiviteler için planlamada detay seviyesi düşük ya da daha doğrusu sahip olduğumuz bilgi ile paralel olmalıdır. Bu da zaman çizgisi üzerinde ilerledikçe planlarımızı revize etmemiz gerekeceği anlamına gelir. Proje ilerledikçe kapsam değişir, değişiklik talepleri oluşur. Proje nefes alıp vermektedir aslında. Biz de planlarımızı gözden geçiririz. Planlar değişir, yeni baseline oluşturulur. Başlangıç aşamasında henüz belirsiz olan bazı isterler, gereksinimler, kısıtlar olgunlaştıkça detaylandırma yapma zamanı gelir. Çünkü bilinmeyenler artık bilinir olmaya başlamıştır.

Aşamalı olgunlaşma PMBOK’da şöyle tarif ediliyor “Continuously improving and detailing a plan as more detailed and specific information and more accurate estimates become available as the project progresses, and thereby producing more accurate and complete plans that result from the successive iterations of the  planning process”. PMI tek bir cümle ile gayet anlaşılır ve basit bir şekilde ifade etmiş aslında gördüğünüz gibi. İşte aşamalı olgunlaşma bu yaklaşıma verilen ad.

Yaklaşan Dalga Planlama ise Proje Zaman Yönetimi altında “Aktivite Tanımlama” sürecinin tekniklerinden biri ve yukarıdaki örnekte kullandığımız yöntem de bu. Bu detaylandırma işi ilgili aktivite üzerinde çalışılmaya başlanan zamanın başlangıcında bile gerçekleşebilir, bu da sadece yakın gelecekteki aktiviteler için detaylı planlamaya sahip olacağımız anlamına gelir. Ancak bu durum planlama yapmıyoruz anlamına gelmediği gibi planlamamak için bir bahane olarak da kullanılmamalıdır. Kilometretaşları, riskler, varsayımlarla birlikte proje paydaşlarına neden yaklaşan dalga planlaması yapıldığı anlatılmalıdır.

Planlama araçları üzerinde Rolling Wave Planning yaparken, kullandığımız PPM aracında manual scheduling işimizi görecektir. Aktivite başlangıç bitiş tarihlerini duration’ları manuel girerek high level timeline’lar oluşturulabilir.

Özellikle ülkemiz şartlarında kapsamı sık sık değişen, kapsamı tam olarak netleştirilmeden satışı gerçekleştirilmiş, bilinmezleri fazla olan ve iş gereksinimlerinin değiştiği projelerde yaklaşan dalga planlama proje yöneticisinin elindeki en önemli araç olacaktır.

Planlama konusuna ülkemizde gereken değerin verildiği söylenemez. Bu nedenle “planlamamayı” öneren bir yazı yazarken biraz tedirgin olmuyor değilim. Bu nedenle aşağıda linklerdeki makaleleri de okumanızı öneririm.

http://leedavis83.files.wordpress.com/2011/11/handup2_rollingwaves.pdf

http://www.projectsmart.co.uk/rolling-wave-planning.html

http://www.ayeconference.com/starting-with-rolling-wave-planning/

http://leadershipchamps.wordpress.com/2008/04/10/rolling-wave-planning-technique/

http://www.21stcenturyprojectmanagement.com/rolling-wave-and-progessive-elaboration-have-pms-been-agile-all-along/

o Ekip olmaya karşı direnç var

o Terminoloji karışıklığı, kulaktan duyma kavramların kullanılması

o Önceden planlama, önlem alma ile erkeklik egosuna ilişkin bir sıkıntı var

o Ancak bir sonarki hamle düşünülebiliyor o da bazen

o Planlama yerine yürütme tercih ediliyor

o Teklif aşaması, sözleşme, müzakere edilirken satma kaygısı ile acele

o Raporlama – raporlar okunmuyor, korku ile hazırlanıyor

o Risk – felaket tellalığı gibi algılanması

Share
Mart 19 2010

Bir proje yöneticisinin bilmesi gereken önemli kişiler

Hem PMP hazırlık sürecinde, hem de Proje Yönetimi uygulamaları sırasında uygulanan birçok metod, teori ve yaklaşımı geliştiren kişilerin listesini aşağıda oluşturmaya çalıştım. Özellikle sınava girecek olanların bu isimleri bilmelerinde fayda var. PMBOK’ı incelerken bu isimlerin ve teorilerinin bir kısmına rastlayabilirsiniz. Rita, Kim Heldman, Head First ve PMBOK’ı okurken not aldığım isimlerin tümü aşağıda. Bu isimlerin dışında kalanları da bilgi verirseniz ekleyip listeyi geliştirebiliriz.

W. Edwards Deming – Wikipedia, the free encyclopedia

Plan – Do- Check- Act

Philip B. Crosby – Wikipedia, the free encyclopedia

Zero Defects, Prevention

Joseph M. Juran – Wikipedia, the free encyclopedia

Fitness for Use, Conformance

Vilfredo Pareto – Wikipedia, the free encyclopedia
80/20 kuralı

Kaoru Ishikawa – Wikipedia, the free encyclopedia
Ishikawa Diagramı

David McClelland – Wikipedia, the free encyclopedia
Theory of Needs

Malcolm Baldrige, Jr. – Wikipedia, the free encyclopedia
Process Improvement Model

Walter A. Shewhart – Wikipedia, the free encyclopedia
Plan – Do – Check – Act

Douglas McGregor – Wikipedia, the free encyclopedia

Theory X – Theory Y

Abraham Maslow – Wikipedia, the free encyclopedia
Hierarchy of Needs

Frederick Herzberg – Wikipedia, the free encyclopedia
Motivation – Hygiene

Victor Vroom – Wikipedia, the free encyclopedia
Expectancy Theory – Achievable Targets

William Ouchi – Wikipedia, the free encyclopedia
Theory Z

Armand V. Feigenbaum – Wikipedia, the free encyclopedia
Toplam Kalite Yönetimi – TQM

Eliyahu M. Goldratt – Wikipedia, the free encyclopedia
Critical Chain

Bruce Tuckman – Wikipedia, the free encyclopedia
Tuckman’s Stages (Forming, Storming, Norming, Performing, Adjourning)

Geert Hofstede – Wikipedia, the free encyclopedia
Cultural Dimension of Individualism

Ken Blanchard – Wikipedia, the free encyclopedia

Situational Leadership Model

Paul Hersey – Wikipedia, the free encyclopedia

Situational Leadership Model

Share